Hakkımızda

Web sitelerinin bu sayfalarında genelde birbirinden copy+paste yapılmış yani birbirinin aynısı ve tek düze cümleler yazar. Kimiz biz, vizyonumuz nedir, misyonumuz nedir v.s. işte kalite belgelerimiz şunlardır, parasını vererek üç beş gazetede rekhaber (parası ile yaptırılmış reklam haberler) yaptırdık gibisinden cümleleri bol bol okursunuz hakkımızda sayfalarında. Biz size böyle bir hakkımızda sayfası ile seslenmek ve kendimizi tanıtmak istemedik, istemeyiz.

Size değerlerimizden, hayallerimizden, mutluluklarımızdan bahsetmek isteriz.

Değerlerimiz çok basit aslında. Bizim tek bir değerimiz var “insan”. Müşterimiz olsun yada olmasın biz insanlarımızın yalan-yanlış yada kulaktan dolma bilgiler ile bilgi sahibi olmasını, aldatılmasını, üç kuruşluk şeye (sırf bilgi eksiliğinden dolayı) beş kuruş vermesini istemeyiz. Bizi arayan, bize ulaşan yada yolu herhangi bir zaman bizimle kesişen tüm “insan” larımıza aynı canayakınlık ve yardımseverlik ile yaklaşır, sorunlarına çözüm bulup bulamayacağımız konusunda net bilgi sunarız.

“Bilmiyoruz” demekten çekinmeyiz biz. Eğer bir konu hakkında, bir yazılım hakkında, bir proje hakkında herhangi bir bilgimiz yoksa insanları oyalamayız ve “bilmiyoruz” demekten çekinmeyiz. Bunu bir ayıp olarak ta görmeyiz. Tam tersi “bilmiyorum” demenin bir erdem olduğunu düşünür ve “bilmiyoruz ama bir bakalım ne yapabiliriz” deriz. Eğer sizin sorununuza çözüm olamayacaksak, projenize destek sunamayacaksak size vakit kaybettirmeden bir başka yol haritası çizmeniz konusunda uyarıda bulunuruz.

Para ile mutlu olmayız biz, olamayız. Para bizim için sadece çalışanlarımızın hayatlarını devam ettirebilmeleri için bir araçtır. Amaç hiç bir zaman olmamıştır. Bizim amacımız; başarıdır. Çünkü biz başarınca mutlu oluruz. Projelerimiz hayat bulunca mutlu oluruz. Müşterilerimizin “yol arkadaşlarımızın” hayalleri gerçek olunca mutlu oluruz. Günden güne artan satış grafikleri ve sayıları görünce mutlu oluruz. Ruhumuzu para doyurmaz bizim, mutluluk doyurur.

Fakat hiç bir işi bedavaya yapamayız tabii ki.

Çaycımızın, yazılımcımızın, görsel tasarımcımızın, müşteri temsilcisi arkadaşımızın kısacası herkesin paraya ihtiyacı var. Kendimize yat almak yada yalılarda oturmak için değil. Hayatımızı devam ettirebilmek için. İşte bu yüzden sizin “şuraya şöyle bir yazı yazıverelim” dediğiniz kısa cümle belki de bizim 3 iş günümüzü alacaktır. Size basit görünen bir eylem bizim saatlerimizi alabilir. Sizden bu gibi durumlarda “mecburen” ücret talep etmek zorunda olduğumuzu lütfen unutmayın.

Çok kalabalık bir ekip değiliz aslında.

Başımızda Saim diye bir vatandaş var. Tüm ekibi o koordine eder. İyi bir insan kendisi. Bize bu cümleleri zorla yazdırmadı yani 🙂 Girişimci bir ruha sahiptir ama her olaya balıklama atlamaz. Lüks bir arabası yok, zengin değil. Genelde dalgındır. Sürekli kod düşünür.

Şükrü… Projeman adamımızdır. Uyumaz, gezmez, tozmaz sürekli proje düşünür. Tutan projeleri vardır ama genel bir oran vermek yanlış olur 🙂 Korkmayın, patlayan projeler sadece kendisine zarar verir.

Sonra Malik diye bir arkadaşımız var. Murat Boz’a benzer kendisi biraz. Yakışıklıdır. Görsel işlerimiz ile ilgilenir. Sizin isteklerinize kendi ruhunu da katarak ortaya güzel işler çıkarır. Front-End dediğimiz yani kullanıcın gördüğü alanlar ile ilgilenen arkadaşlarımızın başındadır. Scooter sahibidir ama Harley Davidson’a biner gibi kullanır.

Güler… Evet kendisi de gülümseyen mutlu bir arkadaşımızdır ama aslında ismi Güler. Müşteri hizmetleri operasyonunun başındadır. Ekibi koordine eder, konuşmaları düzenler. Ara sıra da seo uyumlu makale yazar. Hayal dünyası geniştir. Bazen yazdıklarına biz bile inanır, güler yada ağlarız.

Ve adını buraya yazamadığız ekibimizde yer alan diğer arkadaşlarımızla, freelance (serbest) çalışan dostlarımızla birlikte size projelerinizde destek sunmak, hayallerinize ortak olmak, zorlukları birlikte aşmak için çalışmaya devam ederiz. Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece…